|
Kahve,
Kaffee, Coffea arabica
Familyası: Kökboyagillerden, Rötegaewechse, Rubiacea
Drugları: Kahvetohumu, Coffeae carbo
Kahvetohumları kurutulur, kavrulur ve öğütüldükten sonra
kahvesi yapılarak içilir, fazla kavrulur ise kahvekömürü
eldeedilir ve hiç kavrulmaz ise tentürü yapılır.
Giriş:
Günümüzde 70 civarinda kahve çeşidi mevcuttur, fakat
bunlardan sadece ikisi yaygın olarak ekilir ve ve
hasatı yapılır. Dağkahvesi veya Arapkahvesi olarak
bilinen Coffea arabicanin vatanı Habaşistan (Etyopya)
olup buradan dünyanin diğer ülkelerine özelliklede
Berezilya, Kolombiya, Hindistan, Endoneza ve Meksiko
gibi ülkelere yayılmış ve buralarda yetiştirilmektedir.
Arapkahvesi 15-30 arasindaki 500-2000m yüksekliğindeki
Dağ ve Tepeciklerde ve bu yörelerin denize yakın olan ve
yeterince yağış olan bölgelerde yetişir vede hemen
hemen dünyadaki kahve üretiminin %70 bu türdendir.
Kongokahvesi veya Ovakahvesi diye bilinen Coffea
canephora pierre ex froehner bu türün vatanı Kongo
olup buradan önce diğer Afrika ülkeleri ve sonra diğer
tropik ülkelere yayılmıştır. Kongokahvesi daha
dayanıklı olduğu için Robusta saglam iri veya dayanıklı
anlamına gelen isimle anılır. Kongokahvesi takriben
dünyakahve üretimine %30 unu oluşturur. Mısırda
Memlüklular ve Anadoluda Selcuklular zamanında yani
1200 yıllarında kahve içilen kırathanelerin mevcut
olduğu ve Avrupaya ise ancak ikinci viyana kuşatmasından
(1683) ihtibaren yayılmaya başladığı bilinmektedir.
Botanik: kahve
yabani olarak yetişecek olursa 5-9m boyunda olabilir,
özel olarak ekilen kültür bitkilerinin verimli ve kolay
hasatının yapıla bilmesi için 2-4 boyunda olmasi
gerekir. Çalı görünümündeki kahve ağaı oldukca sık
dallardan meydana gelir ve beyazımsı gülrengindedir.
yaprakları 10-20cm uzunluğunda 5-10cm genişliğinde,
kenarları dalgalı,yüzeyi parlak, derimsi, eliptik veya
geniş mizrak şeklinde ve koyu yeşil renklidir. Çiçekleri
küçük beyazımsı, eflatun renkte, etiptik ince dar ve
küçük taçyapraklardan meydana gelir ve yaprak
diblerinden çıkan 10-15 çiçek bir şemsiyecik oluşturur.
Meyveleri mavi bir renk alir. Meyvelerin dış kabuğu mavi
iken içerideki bir çift tohumu 7-7,5 mm uzunluğunda ve
fasülye şeklindedir.
Yetiştirilmesi:
Kahvenin yetişdiği iklim Ekvatorun 25° güneyi ve 25°
kuzey paralelleri arasındaki tropik ülkelerde yetişir.
Türkiyenin Alanya bölgesinde yapılan deneme kahve ekimi
çalısmaları yeterli neticeyi vermemiştir, cünkü Kahve
+5°C’den aşağıdaki iklimin hakim olduğu bölgelerde
yetişmediği tesbitedilmiştir.
Hasat zamani: Kahvenin olğunlaşmasi 8-10 ay gibi
uzun bir süre gerektir ve olğunlaşan Meyvelerin
kabukları ve etli kismi soyulduktan sonra tohumları
kavrulur veya taze olarak Tentür ve Natürelilaç
yapımında kullanılır. Kahve kuru ve yaş olmak üzere iki
farklı teknikle işlendikten sonra 200-250°C’de kavrulur
ve öğütülerek bildiğimiz tozkahve eldeedilir.
Birleşiminde:
Kahvetohumunun birleşimindeki en önemli madder:
a-) Purinalkolitler%0,3-2,5 olup bunların başında
coffein (=1,3,7-Trimethylxanthin) gelir ve az
miktarda,Theobromin, Theophyllin, Paraxanthin, liberin
ve Metilliberin içerir.
b-) Chlorogenasit
(esgiden: kaffeegerbasit) %3-5 oranında bulunur ve bu
asit Kaffeeasit ve cihnaasit’ten oluşur.
c-) Trigonellin
(coffearin) %0,3-1,3 oraninda içerir.
d-) 3mg (%0,000032)
Atracylin bu zehirli bir made olup, Pankreasda
kalsiumyetersizliğine sebep olduğu ileri sürülmektedir.
e-) Uzunzincirli Alkolere
(polimeralkoler) cafestrol ve kahveola sayabiliriz
(sabityaglardan sayabiliriz)
f-) Eteryağları
(ucucuyağlar)tahriben 300 çesit maddeden
(alttürevden)oluşur ve günümüzde bunlardan 200’ünün
özellikleri keşfedilmiştir. Eteryağları kahveye kendine
has özel aroma tadını verir. Bunlardan bazıları;
Furfurollar, Thiophenler, Thiazoller, Pyroller,
Phenoller, Mercaptanlar ve Pyrazinleri sayabiliriz.
g-) Ayrica : %8-13
Proteinler, Karbonhidratlar, E ve B1-Vitaminleri ve
sabityağları %10-15 oranında bulunur.
Tesirşekli:
Sinirleri ve Beyni uyarıcı, damarları büzücü, idrar
söktürücü, kalp atışlarını yükseltici, bağırsakların
hızlı çalısmasını saılar.
Araştırmalar;
1-) Prof. Francisco Bolumer ve ekibi Alicante
Ünüverstesi İspanya, beş Avrup ülkesinde 3100 Kadın
üzerinde yaptıkları araştırma sonucu aşırı kahve
içenlerin Hamile olma sanslarını % 40 oranında
kaybetiklerini tesbitetmişlerdir. Bir bardak kahve
115-130 mg coffein içerir, günde bir bardak kahve
içenlere oranla 5 bardak kahve içenlerde hamilelik
tehlikeye düşmektedir yine eski Yogoslavyada yapılan bir
araştırmaya göre günde bir bardak kahve içen hamilelerin
bebekleri 116 gr daha noksan dogmaktadır. (NH.9.97.518)
2-) Çok kahve
kemikerimesine neden olur, fakat özellikle Menopoz
devresindeki Bayanlarin az kahve içmesi gerekir, şayet
fazla kahve içerseler kemikerimesi olarak bildiğimiz
osteoporose yakalanırlar. Coffein ve fenolu bileşikler
vücudun kalsiyum almasını azaltır ve zamanla kemiklerin
incelerek çabuk kırılabilir bir halle gelebilir. Bir
bardak kahvede 115-130mg bir bardak cayda 40mg ve bir
bardak cola 50 mg coffein içerir. (NH.12.98.754 ve
10.97.584)
3-) Amarikali Psiloglar
kahve ve colanin düzenli şekilde alinmasi (içilmesi)
halinde: kişide ellerin terlemesi, huzursuzluk,
basağrısı, kalp çarpıtısı, yorgunluk, korku,
konsentrasyonzafiyeti ve deprasyon gibi rahatsızlıklara
sebeb olduğunu tesbitetmişlerdir. (NH.1.98.7)
4-) Hollandali ilim
adamları Wageningen ziraat universitesinde yaptıkları
araştırma sonucu cafestrol ve kahveolun kolestrolu
yukseltiğini tespitetmişlerdir.(ZP.3.96.140)
5.) Almanyada yıllarca
görülmeyen sıcak bir Temmuz (1992) günü Stuttgarta bir
tanıdığın arabası ile giderken üste güneşin sıcaklığı
altta arabanın soğuk havası nedeni ile hem başağrısı
hemde ishale yakalandim. Stuttgartdaki ev sahibi
kahvelerinizi nasıl içersiniz diye sorunca ben şayet
varıse birde limon rica edeyim dedim ve kahveyi limonla
içtim ve aradan 10-15 dakika geçdikten sonra herhangi
bir sıkıntım kalmadi. Bu metodu çok kişide başarı ile
denedim.
6-) Siyah çay ve kahvenin
demir, magnesyum ve kalsiyum mineralleri ile B1-Vitamini
(Thyamin) yetmezliğine sebep oldugu tesbitedilmiştir.
Bilindiği gibi bu minerallerle B1-Vitamini yetersizliği
çok farklı ve çesitli hastalıklara sebep olur ve
bunlarin başında kemikerimesi, kaskrampları,
derihastalıkları, dermansızlık, kansızlık ve
immunzafiyeti en önemlileridir. (NH. 11.00.48)
Kulanılması:
a-)
Üniversite kliniklerinde tedavi denemekleri ve
araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırmalara göre faydası
yok, fakat zararı çoktur.
b-) Kahve günde bir veya iki
fincan içildiğinde yorğunluğu önler, insana sinirsel ve
fiziksel güç kazandırır, fakat genellikle önceleri günde
1-2 fincan yeterli gelirken sonraları kişi sürekli fazla
kahve içmeye başlar, buda başda düzensiz kalp
atışları, kısa huzursuz uyuma, uyku
kalitesinin düşmesine sebep
olur.
Açıklama:
Kahve kalpatışlarını artırır
ve hızlandırır , ayrıca aşırı idrar atılmasını sağlar.
Kahvenin kavrulması ile elde edilen kahvekömürü mide ve
bağır sakrahatsızlıkları, zehirlenmeler ve şişkinliğe
karşı kulanılır. Şayet bir kişi zehirlenmişse ona kahve
kömürü (coffeae carbo) tableti veya tozu içirilir.
Kahvenin birleşimindeki coffein chrogenasitle birleşik
vaziyettedir ve midede hemen ayrılır, bunedenle midesi
hasas olanlar kahve özeliklede neskafe diye bilinen
granürlü kahve (Avrupada işlenen kahveler) mideye zarar
verir.
Çünkü chlorogenasit mide
mukozasını (midenin içderisi) tahrişeder ve aşırı
mideasidi üretilmesine sebep olur. Vücudun başta deri
hücrelerinin UV-Işınları ile zedelenmesi sonucu,
buralari tamir için harekete gecen enzimleri coffein
durdurur, yani vücudun kendi kendini yenilemesini
engeller. Az içildiğinde başağrısı ve migrene (nane- ve
okaliptusyağı daha etkilidir) karşı iyi gelen kahve, çok
miktarda içilmesi halinde damarlarin genişlemesine vede
buna bağlı olarak kalbin hızlı çalısmasına sebep olur.
Neticede
beyin yeterince oksijen alamadığından kişi daha çok
başağrısı ve migren rahatsızlığı çekmeye başlar vede
kalbin hızlı çalısması tansiyonunuda yükselmesine neden
olur. Gençlerin kahve içmemeleri
tavsiye edilmektedir, zira kahve cinsel oraganların
gelişmesine vede aşırı içenlerde cinsel isteksizliğe
neden olur. Ben kahve yerine kuşburnu, elma veya
linonçayını (limonkabuğu ile içilirse daha etkilidir)
tavsiye ederim, birçok faydasi vardir vede hiçbir
yantesiri yoktur.
Homeopati:
Kavrulmamış kahve tohumlarindan 50gr. ezilerek bir
şişeye konur ve üzerine %70’lik 500ml etanol (etil
alkol) ilaveedilir ve güneşten uzakta 4-6 hafta
bekletildikten sonra süzülerek homeopatide “coffea” adı
verilen tentür eldeedilir ve bu tentürden günde 3-4 defa
10-15 damla alınır. Bu tentür başağrısı, migren,
uyuyamama, geceleri düşüncelerden uyuyamama, sinirsel
kalprahatsızlıkları, aşırı duyarlılık, gülme ve ağlama
değişken hal gösreme, telaşlı yeme ve içme gibi
rahatsızlıklara karşı kulanılır. Kahve tentürü kahvenin
verdiği rahatsızlıkları böylece tedaviedilbilir.
Yantesiri: Yantesirleri oldukca çoktur, şayet günde
2 Bardakdan fazla ve uzun süre içilirseki bunların
başında; titreme, kalpçarpıntısı, uyuyamama, başın ateş
gibi yanması , basağrısı, migren, depresyon, korku gibi
rahatsızlıklar gelir. Hamkahvede bulunan Küfmanatarı
(ochra toxin A), Kahve kurutuluriken tamamen yok
edilmediğinde bağırsaklara yerleşerek zehir (Aflotoksin)
üretir buda başta böbrek kanserine gözbebeği
bozukluklarına sebep olur. Ben şahsen limon, çörek-,
kuşburnu-, elma
preparatları
veya
Gökçek İksiri
tavsiye ederim. |